Napcam Ben :(


Ocak ayının 5 ve 6'sında AÖF sınavlarım var. Bu sene yardımcı kitaplardan çalışılmıyor. Sadece büronun verdiği kitaplar müfredata uygun. Sistem değişti vs. Ben kitapları alalı 10 gün oldu. Çünkü büroda kitap bulunmuyor. Sürekli bir kuyruk var. Zaten büro oturduğum yere 1 buçuk saatten daha uzak. Bunun bir de yürüme mesafesi var. Kitapları aldığım günden beri çalışıyorum ama daha üniteleri yarılayamadım bile. Zaten hiç bir şey anlamıyorum. Ooff çok zor durumdayım. Şu sınav geçsin de bi' rahatlayayım :(

Çoğu kişi aöf okuyanları küçümsüyor ya amaan canım herkes okuyor onu diye öyle değil işte. Ders çalışacağım diye canım çıkıyor. Tek başınayım bunun bir de motivasyon kısmı var. Ders çalışmaya alışana kadar bir sıkıntı anlamamak daha büyük bir sıkıntı. Örgün okuyanların şansı en azından bütün bir sınıf anlayamıyor hep birlikte çıldırıyorlar. Biz garibanlar n'apalım ya hıı :( Kafayı yiyoruz. Neyse işte sınavlarım yaklaştı ben hâlâ bitiremedim konularımı. Tek ümidim sınava giren bütün herkesin düşük alması. Çan eğrisi bebeğim bizi yarı yolda koyma şekerim :D

Mim...

Uzun zamandır mim yazmıyordum. Bir ara zaten blogumu da unutmuştum. O sıra bana gelen mimleri cevaplayamadığım için tekrar özür dilerim :)
Bilincimin altında kalanlar 'dan bir mim aldım :)
1- Mantığın mı yoksa duyguların mı ön plandadır?
Hııı, bir konuda inat edersem eğer, ne mantık ne duygu, o iş benim iyiliğime olsun ya da sonunda zararlı ben çıkayım hiç fark etmez asla yapmam. Nefret ediyorum bu huyumdan ama elimde değil değiştiremiyorum kendimi :/ Bu neye giriyor duyguya mı? Öyleyse duygularım ön plandadır :D 

Biz İlkokuldayken Hafiyelik Yapardık


Aklıma bir anım geldi. İlkokuldayız. Ama kaçıncı sınıf hatırlamıyorum. Bizim okulun bahçesi yoldan çok yüksekte; bahçenin kenarlarında da demir teller vardı. Sınıftaki kızlardan birisi bir bez görmüş yol kenarında. Bunun üzerine de olaylar başladı.
3-5 kişi bir yerde kol kola giriyoruz ve senaryoyu yazıyoruz.
Adamın birisi çocuğunu öldürmüş, arabayla geçerken de yol kenarına atmış. Kanlı bezi de orada kalmış. Okulun etrafında katil var. Sakın kimseye söylemeyin.
Böyle günlerce dolaştık. Acaba nasıl öldürdü? Niye öldürdü?
Hatta yol kenarından geçen bir adam görüyoruz ve diyoruz "Ahaa işte katil!!!" Fısıldaşmalar, heyecanla birbirimize yetiştirmeler :D

Çocuğuz işte safız. Hiç birimizin de aklına gelmiyor ki oraya atılan bez boklu bir bebek bezi :D

Sobanın cilveleri

 Konuyla alakası yok kaç gündür Big Bang- Blue dinliyorum. Çok rahatlatıyor aynı zamanda depresyona sokuyor sonra gene rahatlatıyor. Garip duygular içerisindeyim :D


Yıl 2000 bilmem kaç, Çocuklar Duymasın'ın yeni oynadığı zamanlar. Olayı şimdi tam hatırlamıyorum geçmiş zaman. Neyse efendim. Duygu, anneannesi ve dedesi ile sohbet ediyor. Dedesi diyor ki "Bizim zamanımızda kalorifer yoktu soba vardı. Şöyle yapardık, böyle yapardık" falan filan. Duygu zekisi de sormaz mı "Dedeciiiim soba ne?" Belki de 10 sene önce çekilmiş dizide soba ne sorusu çok garibime gitmişti. İzlerken demiştim ki "e be gerizekalı kız hadi evinde kalorifer var  sobayı hiç görmedin. İzlediğin filmlerde dizilerde de mi görmedin?" Kalorifer kullananlara inat biz hâlâ soba yakıyoruz. (Esasında seneye annemin de kalorifere geçmeye niyeti var ya neyse çaktırma :D )

Osmanlı Tokadı Geliyor!!!

Son zamanlarda Kore dizilerinde moda oldu. Geçmişten günümüze gelmek veya günümüzden geçmişe gitmek. Rooftop Prince, Time Slip Dr. Jin, Queen In Hyun's Man, Faith...
Ben de hep diyordum ki keşke bizim yapımcılarımız da böyle fantastik ve eğlenceli diziler yapsalar. Osmanlı dan gelseler de şimdi başlarına komik olaylar gelse. Ama umudum yoktu. Taa ki Osmanlı Tokadı'na kadar.
Hasan Kaçan sevenlere de güzel bir haber. Tarihi henüz belli olmadı. Çok yakında TRT1 de.
Bekliyoruz...
Bu da ikinci fragman

Peki Ya Şirinleyemezsek

Hani şimdi 21 Aralık'ta Şirince'ye gidemeyen bizler hepimiz öleceğiz ya. Eee peki bizim evimiz barkımız n'olcak? Şirince'ye gidip ölemeyenler biz ölenlerin evini yurdunu talan edip üstüne mi konacaklar? Yağma yok. Hakkımı helal etmem öyle.


Mal varlığımı açıklıyorum!!!
Bir adet pc kasası (Maalesef monitörüm bozuk komşudan aldım emanet, o da eski yani lcd bile değil :P)
Bir adet cep telefonu (Dokunmatik olabilir ama whatsup ı bile desteklemiyor =((( )
Çok adet iğne oyası başörtülerim (Heh işte bunlar tanesi 30 liradan epey para yapabilir)

Ayyy ama kıyamet kopacaktııı.... Deprem olacaktıııı dimi yaaaa =((( Tüh yanarım yanarım iğne oyalarıma yanarım. Hemen yarın çelik kasa yaptırıp kendimi de oyalarımı da kasaya kapattırcam.
Ayın 22 sinde de artık...
Bi' dakka ya...
Anaaa kim açacak ki la kasayı (ô_._Ô)


Pis Faith Aklımı Çeldi :(

Başta söyleyeyim. Elimden geldiğince spoiler vermemeye çalıştım.




Faith'in çekileceğini duyduğumda "Aaa Lee Min Ho varmış. Amaan napalım beeeelki izlerim. Sonuçta hem tarihi hem fantastik." Demiştim. Çünkü ben Lee Min Ho sevmezdim. Bu dim in altını çiziyorum. Neden? Çünkü artık seviyorum =(((

Sevmememin sebebi benim hep o gıcık karakterim. Kim çok fazla yüceltilirse ona gıcık olurum. Malum Lee Min Ho fanları da azımsanamayacak kadar çok. Her yerde adamın adını görmekten bıkmıştım :P Ama gel gör ki Faith de aklımı çeldi :D

Min Ho'yu sevmem için tarihi dizide görmem gerekiyormuş :D Özellikle saçlarının şu hali... Aman Allahım...

Dizi sadece Lee Min Ho ile gönlümü çalmadı. Yanında bir de muhafız alayı "Woo Dal Chi" ler vardı.

Bir muhafız olayı bu kadar mı sempatik, şebek, saf, sevgi pıtırcığı olur :D Seçmece toplamışlar hepsini sanki :D Aynı kadroyu tekrar bir tarihi dizide görmek isterim =)

 Allahım... Korelilerin tarihi dizilerinde sürekli muhafızlara vuruluyorum. Kıyafetleri o kadar güzel ki... Ya da ben erkek doğmalıymışım. Her tarihi dizi bitiminde "At binmeyi istiyorum... Ok atabilmeyi istiyorum... Kılıç kullanmayı istiyorum... Dövüşebilmeyi istiyorum..." Hep böyleyim :D. Aksiyonu, şiddeti seven bir yönüm var :D

Sonracıma efenim sevgili Chae Rim ablamızın erkek kardeşini de bu dizide gördük. Kendisi Sempatik olmakla birlikte bir o kadar da şeytandı. Biz ona zehirci lakabını taktık :D Yanından geçmek bile tehlikeliydi adamın :D Ama sevdim kendisini :D


Sevgili zehirci amcamız (kralın amcası olur kendileri) ablasına da aşırı derecede benziyor. Diziyi izleyince daha iyi anlarsınız :)

Biz diziyi önceleri Dr. Jin ile bağdaştırdık. Dedik acaba bu kız bizim doktorun sevgilisiydi de buraya gelmesinin bi' bağlantısı falan mı vardı. Devamında herşey rayına oturdu zaten.

Ben genelde kadın oyunculara çok çabuk ısınabilen biri değilimdir. İlla ki gıcık olacak bir şeyini bulurum. N'apıyım yani azıcık huysuzum :D  Ama bu doktor ablaya çok kanım kaynadı. =) Biraz da Moon Chae Won'a benzettik ondan olsa gerek.

İlk izlemeye karar verdiğimizde dizi ile ilgili tereddütlerimiz vardı. Yine bir doktor geçmişe gidiyor. Acaba Dr. Jin gibi 24 saat ameliyat mı yapacak. O dizi gibi sıkıcı mı olacak diye. Ama alakası yok. Tarihi dizi, aksiyon ve fantastik sevenler kesinlikle izlemeliler =) Diziyi daha dün bitirdik. Ama ben şimdiden özledim ki =(

Son olarak...



Sevgili kuzenime not... Saklın bana Lee Min Ho'yu sevmeye başladım diye kızma :D Sana zararımdan çok faydam dokunur bacım :D Yeni dizileeerrr. Yeni bilgileerrrr :D Hadi anladın sen :D

Bu Şarkıyı Bilen Var Mı?


Bu akşam facebookta bu videoyu gördüm. Dinledim. Acayip tanıdık geldi bu şarkı bana. İşin garibi ben eskiden Hint filmleri izlemezdim nasıl tanıdık geliyor ki :/ Akşam beri düşün düşün... Eskiden dinlediğim bir şarkı kesin eminim ama tam hatırlayamıyorum. Acaba İngilizce veya Türkçeye uyarlanmıştı da oradan mı hatırlıyorum ki. Bileniniz var mı? Özellikle ıslık kısmı tanıdık geliyor. Hooof aman :P

Unutmadım Seni...

Sevgili blogum... Seni hiç unutmadım hep aklımdaydın. Ara ara açar bakardım yüzüne ama elim bir türlü klavyeye gitmedi ki gelip buralara bir şeyler çiziktireyim : P

Ben buralara uğramayalı  55 tane Hint filmi izledim. Shah Rukh Khan'a aşık oldum.

2 tane Kore dizisi izledim.  Arang ve Nice Guy. İkisinin de finalleri hem iyiydi hem yetersizdi : P Bu ara dizileri çok uzatıyorlar sanırım. 20 bölüm bu iki dizi içinde fazlaydı. 17 de kesseydiler tadında kalsaydı ( :


3 kitap okudum 4. sünü okuyorum. On İki, Uçurtma Avcısı, Olasılıksız ve Bin Muhteşem Güneş'i şuan okuyorum. En beğendiğim  Uçurtma Avcısı'ydı. Kitabın çoğu yerinde ağlamamak için kendimi zor tuttum. Olasılıksız'ı da sevdim ama çok fazla fizik konularına değindiği  için haliyle anlamadığım yerler oldu.
5 tane iğne oyası yaptım 6. sı elimde o da 2 güne biter. Elişi yapmaktan işaret parmaklarım nasır tuttu. İplik kesiği, iğne batması falan : P

Unutmadan bir de bileklik yaptım.

Sonracııma film çevirdim.Chak De India! Filmin videolarına uygun altyazı bulamadığımdan mecburen online izlemiştim ve onlinedaki altyazı da google çeviriden hallice olduğundan ne altyazıdan birşey anlamıştım ne de filmden. Sonra videoya uygun bir ingilizce altyazının geldiğini görünce hemen çevirdim. Shah Rukh Khan kaçar mı hiç ♥ Çok uğraştım, eğlendim ve heyecanlandım. Film sporla alakalı olduğundan bayağı uğraştırdı. 3 defa word kontrolü yaptım falan filan. Çeviriyi bitirdikten sonra turkcealtyazıdaki altyazıya baktım meğer çevirmen altyazıyı düzenlemiş e o kadar uğraşmışım çevirmişim olsun dedim ben de yükledim :D Divxplanet sağolsun yeşil vermiş altyazıma : ) Sarangni her zamanki gibi kontrol etmeye zahmet etmemiş : P Turkcealtyazı ise sarı vermiş : ( İşte ona üzüldüm. Onca uğraşıma... Neyse canım onlarında canı sağolsun : D Şimdi de yavaş yavaş Baadshah çeviriyorum (:.


Öyle işte efendim. Buralara yazmayalı bunlarla uğraştım. Uğraştım ama yine de sıkıntıma bi çare bulamadım. Yok... Hep bir can sıkıntısı, hep bir bunaltı. Amaaan böyle geçecek heralde ömrüm :P Elişi yapıp, film dizi izleyerek.

Unutmadan ders de çalışmaya başladım. :D AÖF nin 7 yaşa hitap eder gibi hazırladığı kitapla çalışmak ne kadar mümkün olabilirse tabii.

Ev Yapımı Ramazan Şerbeti


Merhaba millet Ramazan şerbetiyle Supercel geldi 
Blogunu kullanmama izin verdiği için beybem @eskaymak a teşekkür ederim ♥
Ramazanın başında babam Dimes in Osmanlı ve tarçınlı şerbetini almıştı. İçtik çok beğendik her ikisini de. Biz neden yapamayalım diye düşünen ebeveynlerim ramazan şerbeti yapmaya koyuldular 
Lafı uzatmadan şerbetin nasıl yapıldığını anlatmak istiyorum ^^
Malzemelerimiz
4 Litre suya 3 su bardağı şeker ve aşağıdaki malzemeleri bir tencerede kaynatıyoruz 
Kaynadıktan sonra çok fazla altını açık bırakmayın ki şerbet acımasın ^^


Demirhindi (biz aktarda sıkıştırılmış halini bulduk bunu yaş satanlar da varmış)


Zencefil

Hibiskus (Gıda boyası yerine bunu kullandık hem renk hem tat veriyor )

 
 

Karanfil


6 tane de çubuk tarçın


Ve şerbetimizin son hali ^^





Soğuduktan sonra afiyetle içiniz     * ^ ^ *

Beybem kadar olamadınız oppalar!

My Girl izleyen kar küresinin ne anlama geldiğini bilir. Kız doğum gününde sevgilisinden kar küresi alıyordu. Hatta Oppa bir kitaplık dolusu kar küresi biriktirmişti. İşte ondan beridir hayalimdir. 

Oppaaaa bi gün bana kar küresi al :D

Eh bi oppamız olmadığı için de kar kürem yoktu. Ama artık var :D Sevgili biricik bi denecik canımcıım beybem bana süpriz yapıp kar küresi yollamış  :) ♥

İçine de not düşmüş "Oppan sana alana kadar bununla idare et" Notun gerisini söylemiyorum o da bana kalsın :D 

Bakın bakın ne şirin ne tatlı (Maalesef bir fotoğraf makinem olmadığı için kalite kötü >_< )





Çok çok çok teşekkür ederim beybem ♥

Şimdi ben size ne diyeyim oppalar çabuk elinize alın kar kürelerinizi kapıma gelin. Azıcık utanın yahu :D


Bu arada T-ara yeni albüm çıkardı. Day by day şarkısı çok hoşuma gitti onu da söylemeden geçemeyeceğim :D



Mim Takıntılar...

Evvel zaman içinde Çıtır kızlar bana bir mim paslamışlardı. Bu ara o kadar yoğunum ki yazamadım. Ama aklımdan da hiç çıkmadı :D

Bakalım benim takıntılarım nelermiş. Baştan uyarayım yazı biraz uzayabilir veya amacından çıkabilir :D

En ama en büyük takıntılarım kokular ve sesler  üzerine.

 * İnce sesli bir şarkıcı şarkı söylediğinde.  Bu sebepledir ki Hyuna sevmem :P Ama 4minute severim :D
 * Nasıl tarif ediliyor bu müzik tarzı bilmiyorum ama yavaş şarkıları dinleyemiyorum. Örneğin; Nell, Ailee, Cold Play, Alacakaranlık'ın bir kaç ost si. Şunun gibi


 Neyse işte dinleyemiyorum. Fena oluyorum. Yüreğim sıkışıyor gibi oluyor, ellerim titriyor.

 * Birisi yanımda sakız çiğnerse özellikle patlatırsa,
 * Dişlerini gıcırdatırsa,
 * Ağzından garip garip sesler çıkartırsa,
 * Yemek yerken ağzını şapırdatırsa,
 * Parmaklarını çıtlatırsa,
 * Aşırı parfün sıkıldığında,


Deli oluyorum. Anlatamam nasıl bir ruh hali geldiğini. Sanki her yerden sıkıştırılıyor gibi, birden bi terleme geliyor gibi sinirden ağlayacak gibi oluyorum. 

Gerçekten böyle hissediyorum. Kesinlikle abartmıyorum. Bu hallerim biraz değil çok garip kabul ediyorum.  Hatta bana bir hekim lazım a dostlar :D

Bunlar takıntı mı huy mu karar veremedim neyse sallayalım gitsin :P

Bir de şöyle şeyler var ki;

 * Sınava gideceğimin gecesi çantamı hazırlarım. Sınav giriş belgemi kalemlerimi kimliğimi vs. koyarım. Yatmadan önce tekrar kontrol ederim. Evden çıkarken, yolda giderken, otobüse bindiğimde ve okula gittiğimde tekrar kontrol ederim. Lisedeyken sınav saatini yanlış gördüğüm için oldu bu takıntı bende > . <

 * Gece yatmadan evvel ve sabah kalkarkalkmaz mutlaka en az 1 bardak su içerim.

 * Renkli gözlülerle konuşurken gözlerine pek bakamam.

 * Yüzük taktığımda mutlaka sağ elime takarım.

 * Mutfakta yemek yaparken 50 defa ellerimi yıkarım; her seferinde mutlaka kurularım. Bu sebeptendir ki omuzumdan elbezini eksik etmem :D

 * Mesela yerde bir eşyam var birisi onu ayağıyla öteye itti. Nefret ederim bu olaydan.

 * Bir şarkıyı beğenirsem milyon kere dinlerim :D

Neyse daha fazla yazardım da aman yeter kendimi daha fazla yerden yere vurmaya gerek yok :D  Hadi kalın sağlıcakla. Ya da Hasan Kaçan ağabeyimizin dediği gibi salıncakla kalın :D

Kandaa...


Giderklen de bunu paylaşıyorum :)



Ahanda mimi paslamayı unutmuşum : D Gittim geri geldim :D

Bunu da bacıcıcıcıcıcm CembeK'e, hem çingu hem unni yani Çingunni Hiraru ya, Adaşım, 89's line sister'ım büyük çevirmen Tukyu'ya  yolluyorum :D


Uzun zaman oldu...

Ne zamandır yazı yazmadım. Aslında hergün  bakıyorum bloga. Ama uzun zamandır yazacak keyfim yoktu. O kadar ki kaç tane mim aldım yazmak nasip olmadı. Ama son mim i yazacağım. :D

Son zamanlarda neler yaptığımı Cembek yazmış aslında o ne yapmışsa ben de onu yapmışımdır :D Buyrun ona da burdan bakınız :D Bi daha kendimi yormaya gerek yok  Zaten aynı evdeyiz :P

Şöyle ki bir şekilde kafamız attı vaz geçtik LYS ye girmekten. Detayına girmiyorum :P Ben de kendimi elişiye vurdum :D

Uzun zaman önce anneannem için başörtü başlamıştım. Yarım kalmıştı. 2-3 gündür yine elime aldım 1 baş kaldı bitmesine.


Bu arada Cenk'in başörtüleri çok güzel. yumuşacık, hem de çok güzel kokuyorlar. bu başörtünün de ortası boş, çiçekleri kenarlarında.

Bu bitince elime bir havlu kenarı örneği geçti ondan yapacağım. Bir ihtimal dantel kısmını Cembek'e kakalayıp iğne oyası kısımlarını kendim yapacağım. Ama bana yetişemezse Cembek, kendim de yapabilirim :S



Bu da böyle birşey efendim :D Ben morlu pembeli yapmayı düşünüyorum :D İplik kutuma baktıktan sonra karar vereceğim. Hem basit hem de çok hoş duruyor.

Bundan sonra da kuzenime iğne oyasından broş yapmam lazım. Ki bunları 10-15 gün içinde bitirmem laızm :D Bu sene biz yani çocuklar (!) :D Ankaraya gidemiyoruz sadece annem gidecek. O gidene kadar da broşu bitirmem lazım. Çünkü kuzenciiim Ankarada (:

Öyle işte. Bu arada bilgisayarı yine oturma odasına taşıdık. Şu an pc nin önünde bağdaş kurmuş, klavyeyi de kucağıma almış bir şekilde yazıyorum bu yazıyı :D






Bugün halı yıkadık. Çok yoruldum. Şu yazı bitsin elişimi elime alıp dizi izleyeceğim :D
Hadi dostlar görüşürüz eyvallah :D


Not: Busem mim'i yazacağım ama şuan çok yorgunum :( Akşama veya yarına söz :D


Mim'i Mim...



Sevgili Suzangia beni birkaç gün önce mimlemişti. Ama bir türlü yazmaya fırsatım olmamıştı.

Şükür en sonunda yazabiliyorum :)

1- Yemek olsan hangi yemek olurdun?


Ddokbokki olmak isterdim. Her gördüğümde kendimden geçiyorum. Henüz yeme fırsatım olmadı ama çok merak ediyorum tadını.


Ha derseniz ki yemediğin yemeği nasıl olacaksın. O zaman zeytin yağlı biber dolması olmak isterdim :D Off olsa da yesek şunları :D

2- Müzik aleti olsan ne olurdun ?

Yan flüt ya da çello olmak isterdim ne de güzel sesleri var :) Aa ama gitar da olabilirdim No Min Woo gibi çalan biri olduktan sonra..

3- Araba olsaydın ne olurdun ?

Arabadan da hiç anlamam ki :D Ne olsaam ne olsaam... Şöyle bir Volvo olabilirdi daha doğrusu siyah olsun parıl parıl parlasın :D

4- Aylardan hangisi olurdun ?

Doğduğum ay yani Ocak olurdum :) Kış seviyorum. Dışarısı buz gibi olsun ama ben soba başında mayışayım :)

5- Ayakkabı olsaydın hangisi olurdun ?

Spor ayakkabısı olurdum :D






6- Kıyafet olsan hangisi olurdun ?

Ne olsam şimdi bilemedim :D Eşarp olurdum sanırım :D




7- Renk olsan ne olurdun ?

Siyah ya da lacivert olurdum severim kendilerini :)

8- Hayvan olsan ne olurdun ?

Benim sümüklü tuy-chanım olurdum :D Annemin söylediğine göre çok fazla ortak yönümüz varmış :D O ortak yönleri buralarda söylemiyim. Tüylüşüm olmazsam hayvan falan olmam :P











Tüylüşümün en korkanç halleri :D

9- Şu anda okuduğun kitabın 137. sayfasında ne var ?


Ne var.. Ne var.. İlk cümlesini yazayım.

"Bana kalırsa fazla bulaşma derim"



Kitabın adı; Köprü Başı. Yavuz Bahadıroğlu'nun romanı :)


Şimdi sıra geldi mimi paslamaya :D

Bu günlerde bana bol bol Boohwal dinleten CembeK ' e, Busem'e, ve bloggerın Cadısına yolluyorum. İyi yazmalar ^^





Ohh ne güzel Tatil :)



Henüz kitaplarımı alamadım dolayısıyla geçen haftayı ve bu haftayı kendime tatil ilan ettim. Geçen hafta 54 bölümlük bir diziye başladım.  Şuan 45. bölümdeyim. Dizinin ismi Family Honor. Onunla ilgili de yazı yazmayı düşünüyorum. 2 ay deli gibi hem aöf hem ygs çalışmanın ödülü olsun o da :P 

Ooh şu an üstümde bir rahatlık var dizi bitince aldığım romanları okuyacağım. Gerçi birisine başladım ama şu an diznin sonlarına yaklaştığım için daha cazip geliyor. :P 

Herkesin gerisinde kaldım Lys konusunda :( Kitaplarımı alınca deli gibi çalışacağım. İstediğimde çalışabildiğimi Aöf sayesinde 2 yıldır öğrenmiş oldum :D Beni tembel yapan sayısal derslermiş meğer :D Her ne kadar Aöf de de sayısal bölüm okuyor olsam da çalıştığımda çat pat anlayabildiğimi gördüm. Allah nasip eder de inşallah bu yıl girdiğim bütün sınavlardan iyi puanlar alırım. Bu arada Zeynep'i de unutmamak lazım o ygs ye benden daha çok çalıştı. Allah ikimizin de hakkında hayırlısını versin ^^

Yağmuuuuurr



Ben soğuk havaları seviyorum. Her ne kadar yağmur yağmur diye diye insanı bereketten soğutmuş olsalar da laf kalabalığı olsun diye değil havayı serinlettiği için seviyorum. Yoksa yağmur yağmur diye ölmüyorum. Allah bizi düşünmüş 4 mevsim gibi bir nimet vermiş. Havalar biraz ısındığında tutup "yağmur yağsa da ferahlasak." Diyenleri de anlayamıyorum. Yahu durun daha yaz gelmedi bile.  Bunu diyenlerin çoğu da kış biraz uzun sürdüğün de "ay yeter artık yaz gelse de ısınsak" diyenler.

Ben serin soğuk havaları seviyorum çünkü en rahat kış mevsimi geçiyor benim için. Rahatsızlığımdan ötürü mevsim geçişleri ve aşırı sıcak havalar benim için tam bir işkence oluyor.

Neyse efendim sırf kuru laf kalabalığı olsun diye; bakın ben romantiğim havası vermek adına, yağmur yağmur diye ölenlere gidin kendinizi denize atın diyorum.

Ygs Maceram

Bu sene 3. defa aslında 2. defa girdim Ygs'ye. Çünkü ilk girdiğimde Öss idi sınavın ismi :D 
Okulun bahçesine girene kadar o kadar heyecanlıydım ki ölecektim neredeyse. (Bu heyecanın aynısını haftaya da Aöf sınavım için yaşayacağım). Genelde hep böyle olur. Sınava yaklaştığım günlerde bendeki stres tavan yapar. Hatta dün aylardır yapmadığım şeyi yaptım oturdum 5 bölüm diziyi peş peşe izledim :D
Neyse Allahtan her zaman heyecanım okul bahçesine girince geçiyor. Hele sınıfa girince hiç birşeyim kalmıyor :) Maşallah diyorum kendime bu konuda :D

Okulun bahçesinde iki ilerizekalı(!) ile karşılatım. Pek değerli hanımlar (!) liselerinin ismi ile ve sayısalcı olduklarıyla o kadar hava attılar ki bir an havalanıp uçacaklar sandım.  Normalde sayısalcılara aşırı derecede saygım vardır. Dilciymiş, eşit ağırlık, sözel hikaye benim için. Sayısalcılar bambaşka oluyorlar. Sayısal zeka herkeste olmuyor. Lisede sayısal bölümde okuyupta çakozladığım için olsa gerek :P (Çakozladım derken sınıf tekrarı yapmadım :D Sadece derslerim pek parlak değildi :P ) Ben beceremiyorum sayısalı sanırım o yüzden sayısalcılara acayip imreniyorum. Ama böyle kendini beğenmiş bir halt sanan insanlardan da nefret ediyorum.

Neyse Ygs den bana kalanlar kalem, silgi ıvır zıvırları ile feci boyun ve bel ağrısı oldu. :D






Ahanda bunlar onlar işte :D (Şekerlerin birini şimdi yedim diğerlerini de birazdan yiyeceğim. Ygs beni yemiş ben şekerini yemişim çok mu bee :P )

Bir de geçen gün dükkanda yemek yerken fotoğrafını çekmişim niyeyse :P Bari ayıp olmasın o kadar çekmişim onu da koyayım :D


Karnım acıktı...:(


Bu arada bana sınav nasıldı diye sormayın ben de bilmiyorum. Sonuçlara bakacağız :D 

Turist Ömer selamı çakar giderim. Hadi eyvallah görüşürüz efendim :)


U-Kiss İstanbul'da!!!

Bildiğiniz gibi Şubat ayında U-Kiss Music Bank in Paris için Fransa'ya gitmişti. 
Fakat kimsenin bilmediği bir şeyi ortaya çıkardım ve U-Kiss'i İstanbul'da kıstırdım.
Öyle boş durur muyum. Hemen fotoğraflarını çektim. Ayrıca Türkiye'ye konsere gelmeleri için de söz aldım kendilerinden.
İnanmazsanız buyrun bakın.





Bu yazının gerçek olacağı günü iple çekiyorum :D 
Genelde her canım sıkıldığında yaptığım gibi bugün de U-Kiss üyelerine twitterdan ilanı aşk ediyordum ki aklıma PS de U-Kiss ile ilgili birşeyler yapmak geldi. Eh photoshop olduğu her halinden belli oluyor ama napıyım.

Nappunnomlar beni yormasınlar kendileri gelsinler adam gibi fotoğraf çekilsinler :D

Nightsun: B2ST/Beast:Yetenekliler birliği...

Nightsun: B2ST/Beast:Yetenekliler birliği...: evet geldik yine sevdiğim bir gruba k5 :D bu grubuda tanıtırsam yandaki gördüğünüz giflerdeki benim vazgeçiilmez 3 grubumunda tanıtımı...

3'ü 1 Arada Mim...

Nasıl başlasam...
Bana pek mim uğramaz :D Buse'min canı sağolsun düşünmüş beni ^^
Madem öyle ben de elimden geldiğince cevap vermeye çalışayım.


En Sevilenler

1-En sevdiğin şeyler nelerdir? Nelerden hoşlanırsın?
Bu ara pek yapamasamda iğne oyası yapmayı seviyorum. İğne oyasından broş yapmayı seviyorum. Şurada da göstermiştim önceden. O kadar broş yaptım ama kendime hiç yapmadım hep birilerine hediye gitti :D
Sonra dizi izlemeyi severim. Pek dışarı çıkamadığımdan gezme tozma gibi aktivitelerim yoktur :P

2-Bilgisayarda vaktini nasıl geçirirsin?
 Genelde pek yararlı işler yapmam :D Dizi izlerim, bir şarkıya kafayı taktım mı abartısız 2 saat onu dinlerim. Ki genelde mp3 değil de youtube dan dinlerim. Tekrar tekrar başa sararım. Sonra facebook, twitter, okuduğum hikayeler derken vakit geçiyor işte :P

3-En sevdiğin filmler?
Ben genelde pek film izlemem daha çok dizi izlerim. Ama The Man From Nowhere, My Little Bride, Narnia Günlükleri, Jumanji, ve dün izlediğim filmi çok beğendim Mr. Idol

 4-Şu sıralar almak istediğiniz şeyler?
Fotoğraf makinesi almak istiyorum. Hem de aşırı istiyorum. Bir tane de mp4 falan olabilir. Telefonumla dinlemekten hayvancağız kafayı yedi :(

5-Şu sıralar ne dinliyorsun?
M.I.B - G.D.M
Mblaq - Run
Big Bang - Fantastic Baby
4 Minute - Heart to Heart
Block B - Nalina
B.A.P - Warrior
Miss A - Touch


Sordum Cevapla

1-Hayatınız film çekilse adı ne olurdu ve hangi müzikler yer alırdı?
Benim hayatım o kadar sıkıcı o kadar sıkıcı ki sanırım bir film çekilmezdi.  Ama sanırım çekilseydi adı "Birazcık Özgürlük" olurdu :D Müzik olarak ta şu an blogumun arkasında çalan B2st - Fact olurdu (:

2-Birşeyleri değiştirmeye gücünüz olsaydı neyi değiştirirdiniz?
Annem ve babamın bazı konularda bizi biraz daha rahat bırakmaları için onları değiştirirdim :D

3-Sizi en çok etkileyen sinema sahneleri nelerdir? 

...ing' de Kim Rae Won'un kızın annesinden aldığı parayı geri vermesi.
After Shock filmindeki deprem sahnesi (aslında filmi izlemedim sadece o kısmını gördüm :(( )

4-Yaşadığınız şehir bir günlüğüne yalnızca size tahsis edilse ne yapardınız??
Tabii bir de yağmur yağsa. Ben de yalın ayak sokaklarda koşsam. Kimse olmayacağından başörtümü elimde sallaya sallaya dolaşsam. Aynı anda hem ağlasam hem gülsem... Süper olurdu :D

5-Şu sıralar takip ettiğiniz diziler nelerdir?
Zaten tv den pek takip edemiyorum.
Once Upon A Time (Abd)
Tree Deep With Roots 
Dream High 2
Dong Yi

ve öncesinde bir sürü yarım bıraktığım dizi...


5N1K

1-Ne?

Karaoke

2-Nerede?
Sanırım İstanbul'da :D

3-Nezaman?
İstanbul'a gidebildiğim vakit.
4-Nasıl?

Münübüsle hehe

5-Neden?   
Hem aşırı derecede görmek istediğim insanları görüp hem de onlarla deli gibi eğlenmek için (:

6-Kim?

Selin, Zeynep, Merve, Berna


Buse'me Kevın aracılığı ile Kissüü yollar, bu mimi Miss JYJ ve SuperUnni ye yollarım.
Kolay gele hatunlar ^ ^

Bugün Bunları Aldım...

Bugün sinemaya gideceğiz diye çıktık evden.
Malesef bilet bulamadık >.<
Zaten almam gereken şeyler vardı. Kartuş vs.
Hazır gelmişken alışveriş merkezine onları da aradan çıkarayım dedim.
(Genelde evden pek çıkmam öyle herkes gibi 1 hafta falan değil 2 ay kadar çıkmadığım olur)

Kulaklık aldım 2 tane çok şekerler ^ ^ Benim mp3 üm yok ben de netbook a aldım :P


Sonracııma cd çantası aldım. Malum dizileri arşivlemekten dvd leri koyacak yer kalmadı :P


Kitap ayracı aldım. Çok hoşuma gitti ^ ^






Ve efendim en önemlisi de 3 tane kitap aldım. Şu sıralar Aöf için tarih çalışıyorum. Biraz ondan biraz da dün twitter da İrem'den aldığım tavsiye üzerine Yavuz Bahadıroğlu kitapları aldım (:


Not: Bana "senin yazıcının kartuşları dolmuyo ki niye ondan aldın" diye senelerce beni yazıcısız bırakan vicdansızlar >.< Meğerse kartuşlar doldurulabilirmiş :O Cahilliğime yanayım >.< Kartuşu perte çıkardıktan sonra öğrendim >.<


Tasarım:Sawako Kuronuma