Napcam Ben :(


Ocak ayının 5 ve 6'sında AÖF sınavlarım var. Bu sene yardımcı kitaplardan çalışılmıyor. Sadece büronun verdiği kitaplar müfredata uygun. Sistem değişti vs. Ben kitapları alalı 10 gün oldu. Çünkü büroda kitap bulunmuyor. Sürekli bir kuyruk var. Zaten büro oturduğum yere 1 buçuk saatten daha uzak. Bunun bir de yürüme mesafesi var. Kitapları aldığım günden beri çalışıyorum ama daha üniteleri yarılayamadım bile. Zaten hiç bir şey anlamıyorum. Ooff çok zor durumdayım. Şu sınav geçsin de bi' rahatlayayım :(

Çoğu kişi aöf okuyanları küçümsüyor ya amaan canım herkes okuyor onu diye öyle değil işte. Ders çalışacağım diye canım çıkıyor. Tek başınayım bunun bir de motivasyon kısmı var. Ders çalışmaya alışana kadar bir sıkıntı anlamamak daha büyük bir sıkıntı. Örgün okuyanların şansı en azından bütün bir sınıf anlayamıyor hep birlikte çıldırıyorlar. Biz garibanlar n'apalım ya hıı :( Kafayı yiyoruz. Neyse işte sınavlarım yaklaştı ben hâlâ bitiremedim konularımı. Tek ümidim sınava giren bütün herkesin düşük alması. Çan eğrisi bebeğim bizi yarı yolda koyma şekerim :D

Mim...

Uzun zamandır mim yazmıyordum. Bir ara zaten blogumu da unutmuştum. O sıra bana gelen mimleri cevaplayamadığım için tekrar özür dilerim :)
Bilincimin altında kalanlar 'dan bir mim aldım :)
1- Mantığın mı yoksa duyguların mı ön plandadır?
Hııı, bir konuda inat edersem eğer, ne mantık ne duygu, o iş benim iyiliğime olsun ya da sonunda zararlı ben çıkayım hiç fark etmez asla yapmam. Nefret ediyorum bu huyumdan ama elimde değil değiştiremiyorum kendimi :/ Bu neye giriyor duyguya mı? Öyleyse duygularım ön plandadır :D 

Biz İlkokuldayken Hafiyelik Yapardık


Aklıma bir anım geldi. İlkokuldayız. Ama kaçıncı sınıf hatırlamıyorum. Bizim okulun bahçesi yoldan çok yüksekte; bahçenin kenarlarında da demir teller vardı. Sınıftaki kızlardan birisi bir bez görmüş yol kenarında. Bunun üzerine de olaylar başladı.
3-5 kişi bir yerde kol kola giriyoruz ve senaryoyu yazıyoruz.
Adamın birisi çocuğunu öldürmüş, arabayla geçerken de yol kenarına atmış. Kanlı bezi de orada kalmış. Okulun etrafında katil var. Sakın kimseye söylemeyin.
Böyle günlerce dolaştık. Acaba nasıl öldürdü? Niye öldürdü?
Hatta yol kenarından geçen bir adam görüyoruz ve diyoruz "Ahaa işte katil!!!" Fısıldaşmalar, heyecanla birbirimize yetiştirmeler :D

Çocuğuz işte safız. Hiç birimizin de aklına gelmiyor ki oraya atılan bez boklu bir bebek bezi :D

Sobanın cilveleri

 Konuyla alakası yok kaç gündür Big Bang- Blue dinliyorum. Çok rahatlatıyor aynı zamanda depresyona sokuyor sonra gene rahatlatıyor. Garip duygular içerisindeyim :D


Yıl 2000 bilmem kaç, Çocuklar Duymasın'ın yeni oynadığı zamanlar. Olayı şimdi tam hatırlamıyorum geçmiş zaman. Neyse efendim. Duygu, anneannesi ve dedesi ile sohbet ediyor. Dedesi diyor ki "Bizim zamanımızda kalorifer yoktu soba vardı. Şöyle yapardık, böyle yapardık" falan filan. Duygu zekisi de sormaz mı "Dedeciiiim soba ne?" Belki de 10 sene önce çekilmiş dizide soba ne sorusu çok garibime gitmişti. İzlerken demiştim ki "e be gerizekalı kız hadi evinde kalorifer var  sobayı hiç görmedin. İzlediğin filmlerde dizilerde de mi görmedin?" Kalorifer kullananlara inat biz hâlâ soba yakıyoruz. (Esasında seneye annemin de kalorifere geçmeye niyeti var ya neyse çaktırma :D )

Osmanlı Tokadı Geliyor!!!

Son zamanlarda Kore dizilerinde moda oldu. Geçmişten günümüze gelmek veya günümüzden geçmişe gitmek. Rooftop Prince, Time Slip Dr. Jin, Queen In Hyun's Man, Faith...
Ben de hep diyordum ki keşke bizim yapımcılarımız da böyle fantastik ve eğlenceli diziler yapsalar. Osmanlı dan gelseler de şimdi başlarına komik olaylar gelse. Ama umudum yoktu. Taa ki Osmanlı Tokadı'na kadar.
Hasan Kaçan sevenlere de güzel bir haber. Tarihi henüz belli olmadı. Çok yakında TRT1 de.
Bekliyoruz...
Bu da ikinci fragman

Peki Ya Şirinleyemezsek

Hani şimdi 21 Aralık'ta Şirince'ye gidemeyen bizler hepimiz öleceğiz ya. Eee peki bizim evimiz barkımız n'olcak? Şirince'ye gidip ölemeyenler biz ölenlerin evini yurdunu talan edip üstüne mi konacaklar? Yağma yok. Hakkımı helal etmem öyle.


Mal varlığımı açıklıyorum!!!
Bir adet pc kasası (Maalesef monitörüm bozuk komşudan aldım emanet, o da eski yani lcd bile değil :P)
Bir adet cep telefonu (Dokunmatik olabilir ama whatsup ı bile desteklemiyor =((( )
Çok adet iğne oyası başörtülerim (Heh işte bunlar tanesi 30 liradan epey para yapabilir)

Ayyy ama kıyamet kopacaktııı.... Deprem olacaktıııı dimi yaaaa =((( Tüh yanarım yanarım iğne oyalarıma yanarım. Hemen yarın çelik kasa yaptırıp kendimi de oyalarımı da kasaya kapattırcam.
Ayın 22 sinde de artık...
Bi' dakka ya...
Anaaa kim açacak ki la kasayı (ô_._Ô)


Pis Faith Aklımı Çeldi :(

Başta söyleyeyim. Elimden geldiğince spoiler vermemeye çalıştım.




Faith'in çekileceğini duyduğumda "Aaa Lee Min Ho varmış. Amaan napalım beeeelki izlerim. Sonuçta hem tarihi hem fantastik." Demiştim. Çünkü ben Lee Min Ho sevmezdim. Bu dim in altını çiziyorum. Neden? Çünkü artık seviyorum =(((

Sevmememin sebebi benim hep o gıcık karakterim. Kim çok fazla yüceltilirse ona gıcık olurum. Malum Lee Min Ho fanları da azımsanamayacak kadar çok. Her yerde adamın adını görmekten bıkmıştım :P Ama gel gör ki Faith de aklımı çeldi :D

Min Ho'yu sevmem için tarihi dizide görmem gerekiyormuş :D Özellikle saçlarının şu hali... Aman Allahım...

Dizi sadece Lee Min Ho ile gönlümü çalmadı. Yanında bir de muhafız alayı "Woo Dal Chi" ler vardı.

Bir muhafız olayı bu kadar mı sempatik, şebek, saf, sevgi pıtırcığı olur :D Seçmece toplamışlar hepsini sanki :D Aynı kadroyu tekrar bir tarihi dizide görmek isterim =)

 Allahım... Korelilerin tarihi dizilerinde sürekli muhafızlara vuruluyorum. Kıyafetleri o kadar güzel ki... Ya da ben erkek doğmalıymışım. Her tarihi dizi bitiminde "At binmeyi istiyorum... Ok atabilmeyi istiyorum... Kılıç kullanmayı istiyorum... Dövüşebilmeyi istiyorum..." Hep böyleyim :D. Aksiyonu, şiddeti seven bir yönüm var :D

Sonracıma efenim sevgili Chae Rim ablamızın erkek kardeşini de bu dizide gördük. Kendisi Sempatik olmakla birlikte bir o kadar da şeytandı. Biz ona zehirci lakabını taktık :D Yanından geçmek bile tehlikeliydi adamın :D Ama sevdim kendisini :D


Sevgili zehirci amcamız (kralın amcası olur kendileri) ablasına da aşırı derecede benziyor. Diziyi izleyince daha iyi anlarsınız :)

Biz diziyi önceleri Dr. Jin ile bağdaştırdık. Dedik acaba bu kız bizim doktorun sevgilisiydi de buraya gelmesinin bi' bağlantısı falan mı vardı. Devamında herşey rayına oturdu zaten.

Ben genelde kadın oyunculara çok çabuk ısınabilen biri değilimdir. İlla ki gıcık olacak bir şeyini bulurum. N'apıyım yani azıcık huysuzum :D  Ama bu doktor ablaya çok kanım kaynadı. =) Biraz da Moon Chae Won'a benzettik ondan olsa gerek.

İlk izlemeye karar verdiğimizde dizi ile ilgili tereddütlerimiz vardı. Yine bir doktor geçmişe gidiyor. Acaba Dr. Jin gibi 24 saat ameliyat mı yapacak. O dizi gibi sıkıcı mı olacak diye. Ama alakası yok. Tarihi dizi, aksiyon ve fantastik sevenler kesinlikle izlemeliler =) Diziyi daha dün bitirdik. Ama ben şimdiden özledim ki =(

Son olarak...



Sevgili kuzenime not... Saklın bana Lee Min Ho'yu sevmeye başladım diye kızma :D Sana zararımdan çok faydam dokunur bacım :D Yeni dizileeerrr. Yeni bilgileerrrr :D Hadi anladın sen :D
Tasarım:Sawako Kuronuma