Uyumsuz #1 - Veronica Roth

uyumsuz, divergent, veronica roth, Kitap OkuYorum, kitap, book, roman, novel, dört, four, film, tris, distopya,
 
Dünyada yaşanan büyük savaşlardan sonra sağ kalan insanlar etraflarına bir duvar örmüş ve 6 gruba ayrılmıştır. Fedakarlık, Dürüstlük, Dostluk, Bilgelik ve Cesurluk. Bir de bu gruplara dahil olamayan yani başarısız olan Topluluksuzlar var. Onlar da sokaklarda yaşayan evsizlerdir.

Her yıl 16 yaşına basan gençler, ömürlerinin kalanında yaşayacakları topluluğu seçmek için teste tabii tutulurlar. test sonucunda herkes bir topluluk seçmek zorundadır.

Beatrice ve abisi de teste girerler. Fakat Beatrice'in test sonucu herkesten farklı çıkar. Eğer birisine bahsedecek olursa sonucu ölüm olabilir.

Fedakarlık grubunda olan Beatrice, kimsenin beklemediği bir karar vererek Cesurluk grubunu seçer.


Spoiler ve kitap hakkında düşündüklerim ayrıca filmden de bahsedeceğim.;
uyumsuz, divergent, veronica roth, Kitap OkuYorum, kitap, book, roman, novel, dört, four, film, tris, distopya,

Bu kitap bende farklı duygular uyandırdı. Hem çok beğendim hem de beni sinir krizlerine soktu.
Şöyle ki sinir krizleri geçirmemin en büyük nedeni yazım tarzı. Yazarın uslubu. Kitabı defalarca bırakma kararı aldım. Kitabı okumayıp direk filmi izlemeyi bile düşündüm. O kadar berbat bir anlatım tarzı var ki, hiç böyle bir kitap okumamıştım.
Onun dışında, bir insan 1 haftada nasıl olur da kas yapar? Ya da çok kısa bir sürede dövüşmeyi hiç bilmeyen bir insan nasıl olur da neredeyse askeri düzeydi dövüşmeyi öğrenir? Yani kitapta mantık hataları da vardı.

Daha önceden Göçebe'yi okumuş ve de filmini izlemiş biri olarak söylüyorum ki, kitapta mekanlar o kadar güzel tarif edilmişti ki, filmi izlediğimde kitabı çok önce okumuş olmama rağmen hepsi gözümde canlanmıştı. Ama bu kitapta öyle olmadı. Mekanları gözümde canlandıramadım. Ayrıca baş karakterler haricinde arkadaş grubundakileri çok eksik tarif etmişlerdi. Karakterleri gözümde canlandıramadım.

Bu mantık hataları sadece kitapta değil filmde de vardı. Kitapta sürekli Beatrice'den ufak tefek, çelimsiz, zayıf biri olarak bahsediyorlardı. Filmde oynattıkları kız maşallah yarma gibi. Kitaptaki karakteri bildiğimden dolayı izlerken bu beni çok rahatsız etti.

Film kitapla doğru orantıda da ilerlemedi. Bazı sahnelerin yerleri değiştirilmiş, bazı sahneler tamamen değiştirilmişti.
Esasında şöyle söyleyebilirim. Kitabı okumamış birisi filmi beğenebilir. Ama kitaptan farklı ilerlediği için izlerken garipsedim. Onun dışında filmi de beğendim.
Hem zaten Dört gibi bir karakter varken izlenmez mi film :D

uyumsuz, divergent, veronica roth, Kitap OkuYorum, kitap, book, roman, novel, dört, four, film, tris, distopya,

uyumsuz, divergent, veronica roth, Kitap OkuYorum, kitap, book, roman, novel, dört, four, film, tris, distopya,

uyumsuz, divergent, veronica roth, Kitap OkuYorum, kitap, book, roman, novel, dört, four, film, tris, distopya,

Ama tüm bunlara rağmen ben kitabı da filmi de beğendim :D

Bu da kitap için hazırladığım video;


Siz okudunuz mu ya da izlediniz mi?

Şuraya da çekiliş duyurumu iliştireyim :D


Dönüşüm / Franz Kafka


book, fırça, Franz Kafka, Gregor Samsa, Kafka, kitap, Kitap OkuYorum, kitap yorumu, okuma halleri,

Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.

Diye başlıyor kitap. Lisede edebiyat öğretmenimiz bu ilk satırı okumuştu bize. Hikayeden biraz bahsetmişti ve bir yayın evinin kitabı basarken kapağına hamam böceği koyduğu için, yazara ne kadar saygısızlık ettiğinden bahsetmişti.

Y:ıllardır herkes tarafından o kadar övüldü ki bu kitap artık dayanamadım ve alıp okudum. Okudum ama acaba bende mi bir gariplik var? Kafka'yı ben mi anlayamadım? Yoksa insanlar mı abartıyor anlamadım. Tamam öykü güzel. Tamam çıkarılan fikir güzel. Eğer farklı olursan, aykırı olursan, ne kadar iyi niyetli olursan ol kimse senin yanında olmaz. Ama ne bileyim :/ Acaba önce Kafka'nın başka bir kitabını mı okumalıydım? Bilemedim. Ama bunu burada bırakmam. Elimdeki milyon tane kitabın bir kısmını okuduktan sonra Kafka'nın başka bir kitabını daha alıp okumayı düşünüyorum. Belki o zaman insanların neden Kafka'yı bu kadar çok sevdiğini anlayabilirim.
Siz bu kitap hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ayrıca çekilişime baktınız mı? Buyrun.

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Anka Küllerinden Yeniden Doğan bir Kuştur...


Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.




Soma’daki faciada 301 işçimizi kaybettik, olaydan yaklaşık 5 bin çocuk etkilendi. “Benim adım Esma, benim adım Sıla, benim adım Dilara, benim adım Abdurrahman… Biz bir robot yaptık. Grubumuzun adı Anka oldu. Anka küllerinden yeniden doğan bir kuştur.” Bilim Kahramanları Derneği’nin projesiyle çocuklar, bilim ve teknolojiyle meşgul oldular, acılarından biraz uzaklaşıp normal hayata döndüler.


Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.


Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.




Bir boomads advertorial içeriğidir.

[KAPANDI] Çekiliş! Bir Kitap Biraz Pembe

Çekiliş düzenliyorum!
Çekilişin teması pembe.
Millet üzerine giyeceği kıyafetin rengini kombinler, ben de aldığım kitaba uygun malzeme kombinledim :D

Toplu fotoğrafı şöyle;

çekiliş, pembe, kitap,

***Çekilişimin ana unsuru, Novella yayınlarından çıkan, Marie Force'ın Bir Aşk Çarpıntısı kitabı.
Kitabı henüz okumadım. Okuyunca blogumda da yorumlayacağım.

 ***6'lı dekoratif bant ve ufak not defteri.

 
 ***Cupcake desenli peçete ve kağıt kek kalıpları.




 ***2 adet Flormar Pretty oje ve pandalı silikon kupa kapağı. (Kupa dahil değildir.)

 


!!!!Katılım Koşulları!!!!

Yapmanız gereken zorunlu şartlar;
1) Blogumu takibe almanız.
2) Facebook, twitter, google+ veya bloggerdan herhangi birisinde çekilişi duyurmanız. Duyurunuz herkese açık olmak zorunda. Eğer blogdan yapacaksanız tüm hediyelerin olduğu görsel kullanılmak zorunda.

Ek Hak;
Instagram hesabından @eskaymak.kitap hesabımı takibe alırsanız +1 hak daha olacaktır. Instagram hesabını takibe alanlar bu postun altına kullanıcı isimlerini de yazmalılar.
Yorum kısmına;
Çekilişi paylaştığınıza dair paylaşım linkini,
Blogumu hangi isimle takip ettiyseniz isminizi,
Ulaşabilmem için mail adresinizi bırakmalısınız.

Çekiliş 1 Haziran'da bitecektir. Eski usul kağıtlara yazarak yapacağım çekilişi. Allahın izniyle bitiş tarihinden iki gün sonra da açıklarım. Tek tek kontrol edeceğim katılım koşullarını. Yukarıda yazdığım koşullara uymayan olursa elenir. Yurtdışı dahil değildir. Çekiliş blogları katılamaz!

Yorumlara cevap veremiyorum yorum kısmı çok uzamasın diye :)

Evet efendim, bir kitap ve biraz pembelikten oluşan bir çekiliş hazırladım.
Hadi hayırlı olsun, bol şans!

Sürpriz İle Uyanmak



Sabah namazı bir dürtülme ile uyandım. Gözümü açtığımda kalpten gidiyordum neredeyse. 10 cm ötemde, CembeK duruyordu. Şimdi bunda ne gariplik var demeyin. Kendisi evlendi ve Ankara'ya gitti.
Bu yakınlarda gelmesini bekliyorduk ama kesin birşey yoktu. Meğer hanım, geleceğini anneme söylemiş, annem de bizden saklamış. Gece gece elim ayağım titredi şaşkınlıktan :D Evde olmayan birini bir anda uykudan uyanınca karşında görmek...
Neyse işte sonuç olarak ailece çok mutluyuz :D Aylardır görmediğim kadeşim geldi :*
Şimdi eskisi gibi vakit geçirme zamanı :D Gelsin filmler, diziler, hoş sohbetler :D
İnsanın kardeşinin olması çok güzel yahu :D
Bir maşallahınızı alayım :D

İğne Oyası Videolu Anlatım #6

anlatım, basic, craft, diy, do it yourself, easy, El emeğim, elişi, handmade, ip, iğne, iğne oyası, iğne oyası yapılışı, kolay, videolu iğne oyası, yapım,

Uzun zamandır video çekmiyordum. Youtube'da bir kaç yorum alınca tekrar çekme kararı aldım.
Ama yorum bırakanlar daha basit örnekler istediler. Ben de artık bir süre daha basit örnekleri tarif edeceğim :)

Bu yaptığım örnek, bu şekilde renk renk kullanılabildiği gibi, ağır örneklerin arasına yaprak olarak da atılabilir.
Bunlar zaten iğne oyasının temelleri. Bunlarla başlayarak daha zorlarını da yapabilirsiniz. :)
Kolay gelsin.


Videoyu faydalı bulduysanız fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim :)
Ayrıca Sağ taraftaki mail adresime merak ettiğiniz örneklerin fotoğrafını atarsanız elimden geldiğince yapmaya çalışırım :)

Tekerleme Gibi

tekerleme, çocukluk, oyun, sarı çiçek, çocuk oyunu,

Sarı çiçeğim
Ben öleceğim
Cuma akşamı
Can vereceğim
Örtün üstümü
Sinek konmasın
Uçuşan böcekler 
Benden korkmasın
Şşştt pişştt bakar mısın
Sigaramı yakar mısın
Evli misin bekar mısın
Benimle çıkar mısın
Şşştt pişştt bakarım
Sigaranı yakarım
Evli değilim bekarım
Seninle çıkarım
Lastik patladı
Şöför atladı
Arkadaki şişkonun g*tü patladı

Allah aşkına bu nasıl bir tekerleme :D Biz çocukken hangi akla hizmet bunu söyleyip bir de el çırparak oyun oyanardık :D Resmen insanın psikolojisini bozuyor :D
Başta çiçeğim böceğim bak ölüyom ben gayri diyor. Sonra işi evlenme teklifine getiriyor. Sonra galiba balayına giderlerken otobüsleri devriliyor. Olan arkadaki garibana oluyor :D
Arkadaki gariban da galiba Cuma akşamı can veriyor böylece bir kısır döngüye girmiş oluyor :D
Şimdiki dengesizliklerimizin sebebini anlamak, öğrenmek isteyen önce çocukken söylediğimiz tekerlemelere baksınlar bir :D

Kürk Mantolu Madonna / Sabahattin Ali

sabahattin ali, kürk mantolu madonna, madonna, kürk, kitap, kült, book, Kitap OkuYorum, gözlük, ayraç, bookmark, edebiyat, yky, roman, kar küresi,

Bu sefer kitap konusu anlatmayacağım. Sadece kitaptan bir kaç alıntı paylaşacağım. Ama öncesinde söylemek istediğim bir kaç şey var.

Öncelikle lisedeki edebiyat öğretmenlerime teessüflerimi iletirim efendim. Neden kimse bize bu kitaptan bahsetmedi? Düşünüyorum acaba Sabahattin Ali'den bahsetmişmiydiler diye yok onu da hiç hatırlamıyorum. Eğer bize bu kadar kıymetli bir yazarı tanıtmamış, kitaplarını bize tavsiye etmemişlerse tekrar teessüflerimi yolluyorum. -Liseden mezun olalı 7 yıl oldu son yıl edebiyat dersimiz yoktu da biraz hatırlamıyorum :D-

Neyse efendim kitabın adını sürekli duyuyordum. -Tabii mezun olduktan sonra. Ben hâlâ öğretmenlerime kırgınım yoksa.- Ama almak  ve okumak bir türlü nasip olmamıştı. En sonunda aldım ve okudum. Kitaba da aşık oldum. Keşke daha önce okusaymışım. Hatta diğer kitaplarını da alıp okuyacağım.

"Hayatımda hiç bu kadar mesut olduğumu, içimin bu kadar genişlediğini hatırlamıyordum. Bir insanın, diğer bir insanı, hemen hemen hiç birşey yapmadan, bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?"

"Zaten küçüklüğümden beri saadeti israf etmekten korkar, bir kısmını ilerisi için saklamk isterdim... Bu hal gerçi bir çok fırsatları kaçırmama sebep olurdu, fakat fazlasını isteyerek talihimi ürkütmekten her zaman çekinirdim. "

"Halbuki mümkün olanla kanaat etseler, hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz. Herkes tabii olanı kabul eder, ortada ne hayal sükûtu, ne inkisar kalır...."

"Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim. "

"Herşeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan başka nedir? 
Ah Maria, niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgarlı sonbahar akşamlarında, sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin? "



Çekilişime baktınız mı? Buyrun.

OkuOku Kitap Alışverişim.


Okunacak zibilyon tane kitabı varken dayanamayıp yine kitap alan şahıs. İşte o benim!
Güya karar almıştım. Uzun bir süre kitap almayıp önce evde olanları okuyacaktım.
Hatta Kocaeli Kitap Fuarı başladığında delicesine kendimden geçerek kitap alabilmek için de para biriktiriyordum. Heyhat!
Kardeşimin arkadaşı "Erkek Fatma" kitabını almak istiyormuş ama alamamış mı neyse demiş ablan alabilir mi internetten.
Ben de tabii ki dedim ne demek, elbette alırız. Fakat ben tek kitapla yetinemediğimden yanında kendime de 4 kitap ısmarladım :D
Henüz annemin haberi yok. Sabahtan beri koliyi saklıyordum :D

Bir Aşk Çarpıntısı kitabını çekiliş için aldım. Evet yakında kitap çekilişi yapmayı planlıyorum :D 
Benim On Altıncı Yüzyılım kitabını da severim böyle zamanda gelip gitmeli şeyleri. Dayanamadım aldım :D
Adını her gözdüğümde Öküzler Treni diye okuduğum fakat aslı Öksüzler Treni olan kitabı da çok görüyordum. Ona da dayanamadım :D
Gece Nöbeti ise kargo ödeyen kitaptı. Benim sevgili kardeşim de cinayetli şeyleri pek sever. Ona niyet aldım.
Geriye İt Dalaşı kalıyor. Efendim onu da hediye olarak yollamışlar.

Yaaa bu OkuOku sizce de çok şeker değil mi ya. Ben çok seviyorum bu siteyi. Hep hediyelerle şımartıyorlar okurları. Üstelik bu sefer yanına kahve de eklemişler. Kitap ayraçları ve Seyyah kitabının ön okumasını da koymuşlar. Ayraçlar çok güzel :D

OkuOku'dan bu ikinci alışverişim. Hem hediye kitap yolluyorlar hem de çok erken geliyor kitaplar.
Ayın 14'ünde sipariş ettim ki gece yarısıydı neredeyse. 16'sı öğlen geldi.
Kapıda ödeme olması ayrıca güzel.

Neyse ben şu kitaplarımı bir yok edeyim ortalıktan :D

Sebastian Biraz Tanıdık Değil Misin?

Hande Yener'in bir çok şarkısını severek dinlerim. Ama bu seferkini pek beğenmedim. Üstüne bir de fazla tanıdık geldi. Önce benzettiğim klibi paylaşayım.


Şimdi de Hande ablanın Sebastian'ını paylaşayım.


2 sene önce çıkmıştı sanırım Lee Jung Hyun'un şarkısı. O zamanlar severek dinlemiştik ki zaten klibi de fazlasıyla eğlenceli.

Acaba ben mi benzettim yoksa gerçekten de benziyor mu?
Sizce?

Baykuşlu Keseler...

Hatırlayanınız varsa eğer bizim bir Baykuş Postası etkinliğimiz vardı. Maalesef efendim PTT benim kartlarımı benden kıskanıp vermediği için henüz 2. sini paylaşamadık. Posta bekliyorum :(
Neyse ben her seferinde el yapımı birşeyler yapıp yolluyorum. Bu sefer ne yapsam ne yapsam derken aklıma bu keseler geldi.

etamin, kese, nakış, embroidery, baykuş, owl, hediye, gift, kurdele, diy, handmade, do it yourself, craft,

etamin, kese, nakış, embroidery, baykuş, owl, hediye, gift, kurdele, diy, handmade, do it yourself, craft,

etamin, kese, nakış, embroidery, baykuş, owl, hediye, gift, kurdele, diy, handmade, do it yourself, craft,

etamin, kese, nakış, embroidery, baykuş, owl, hediye, gift, kurdele, diy, handmade, do it yourself, craft,

Tabii göz kararı kestiğim için hepsi aynı boyutta olmadı ama içine GM Discovery telefon sığıyor :D
Ben postaya çoktan verdim. Bakalım bunlar ne zamana gider.

Pankek Yapımı

pankek, tatlı, tarif, yemek, kolay, muz, çay,

Daha önce hiç pankek yememiştim. Ama ismini oldukça duymuştum. Bugün annemler yokken ben de Merve'ye güzel birşeyler yapayım dedim. Aklıma geldi bu. Hemen internetten tarifini buldum. -Gerçi ben her zamanki gibi değiştirdim :D-
Bence çok güzel bir lezzetmiş pankek. Bundan sonra sıklıkla yaparım :D Ama yanında meyve ile beğenmedim :/ Ballı da denedim. Iı ıııhhh. Sade daha güzeldi.

Malzemeler:
2 yumurta (Ben çift sarılı tek yumurta kullandım)
2 çorba kaşığı şeker
1 su bardağı süt
1 buçuk su bardağı un
Kabartma tozu
Vanilya
Yarım çorba kaşığı sıvıyağ
Bir çimdik tuz ama çok olmayacak azıcık olacak.

Yapılış:
Yumurta ve şeker iyice çırpıldıktan sonra süt eklenir. Sonra un ve unun içine,tuz, kabartma tozu ile vanilya eklenir. Karıştırıldıktan sonra yağ da eklenir. İyice çırpılır.
Yapışmaz tavaya ilk seferde biraz yağ dökülür. Doluca bir çorba kaşığı tavaya dökülür, kendisi yavaş yavaş yayılır zaten. Tavadaki hamur göz göz olunca arkası çevrilir. Biraz da arkası pişince tamamdır.

Hadi afiyet olsun. Denerseniz fikirlerinizi beklerim :)

Misafir Yazar Oldum.


Biliyorsunuz sevili Nabrut blogunda zaman zaman misafir yazar kabul ediyor. (Bilmiyorduysanız da artık biliyorsunuz :D) Ben de kendimce bir yazı yazdım. Nabrut beni bloguna misafir kabul etti.
Merak ederseniz Nabrut'un blogunda okuyabilirsiniz. Buyrun efendim :)

Toz Krallığı

kasa, pc, bilgisayar, temizlik, toz, işlemci, ram, xp, arıza, hata, microsoft, mozilla,

Bilgisayarımı 2008 yılında aldık. Daha doğrusu lisedeki bölüm şefimiz o zamanın en iyi parçaları ile kasayı toplattı.Lakin o zamanın en iyisi olmaları hâlâ iyi oldukları anlamına gelmiyor maalesef :( Ayrıca parçaların dışında XP den de kurtulamadım.
Zaten 3 yıldır filan yavaşlamaya başlamıştı ama son zamanlarda daha da beter oldu. XP de Microsoft'un tozlu raflarına kalktığı için tuz biber ekmiş oldu. İndirdiğim programlar çalışmıyor mesela. Onu geçtim tarayıcılar bile düzgün çalışmıyorlar. Şuan pc de bir tek Mozilla düzgün çalışıyor diyebilirim. O da sürekli çöküyor. 2 gündür de sürekli sistem yeterli değil diye hata veriyor. Neyse efendim biraz araştırdım, RAM kaynaklı olabilirmiş. Ben de 2 buçuk yıldan fazladır kasayı temizlemediğimden gecenin 12 buçuğunda salonun ortasına serdim sofra bezini kasayı açtım temizledim.  Kasayı temizledim temizlemesine ama elektrik süpürgemiz bozuk. İncecik bir sulu boya fırçası ile temizledim. RAMleri çıkardım sildim. Bu sefer işlemci ile uğraşmadım :D O hataya bir kaç defa düşmüştüm :D Termal macunu azaldı :O Yani elimi falan değdirmiştim hihi :D Hatta bi kaç seferinde de yerine tam oturtamamışım. Bi seferinde de işlemciyi yani işte üstündeki fanı yerine oturtayım derken az daha anakartı çatlatacaktım :O Öyle geliyor işte bazen deli cesareti :D

Neyse toparladım pc yi ama ben de bir fena oldum. Yarım saatten fazladır öksürüp hapşuruyorum :D Neden? Çünkü deliyim ben. Çünkü sabahı bekleyemem. Beklersem çatlarım. Kafama koyduğum için yapmak zorundaydım :D PC hâlâ yavaş :( İnşallah bir süre daha idare eder. Çünkü bu pc bozulursa maalesef yenisini aldıramam :(

Love Rosie (2014)

film, movie, love, rosie, Romantik Komedi, abd, lily collins, sam claflin, replik,

Alex ve Rosie neredeyse doğdukları günden beri çok iyi iki arkadaştır. Zaman geçtikçe, büyüdükçe ikisi de itiraf edemese de birbirlerinden hoşlanmaya başlarlar. Birbirlerinin sevgililerine kulp takarlar. Gün gelir ikisi de farklı hayatları seçerler ama hep bir noktada kesişir, bir araya gelirler.
Kısacası bu film kaçırılan fırsatları anlatıyor.

Kitap uyarlaması olduğundan mıdır bilemiyorum sevdim ben bu filmi. Sam Claflin'i zaten severim :D Eh malum gülüşü tam kıvamında :D Lily Collins'i de uyduruk bir pamuk prenses filminde izlemiştim ama şeker bir kız :D

Bu sefer spoiler yorum yapmayacağım. Ama filmden replikler paylaşacağım.

film, movie, love, rosie, Romantik Komedi, abd, lily collins, sam claflin, replik,

film, movie, love, rosie, Romantik Komedi, abd, lily collins, sam claflin, replik,

 Rosie'nin babasının yazdığı mektup.

film, movie, love, rosie, Romantik Komedi, abd, lily collins, sam claflin, replik,

Bu filmi izleyeniniz var mı? Yorumlarınızı bekliyorum :)

Japonların İğne Oyası Merakı

iğne oyası, japon, gelenek, hobi, handmade, elişi,

İnternette daha önce de görmüştüm. Japon hanımlar iğne oyasına karşı büyük bir ilgi duyuyorlar. O kadar ki bir çoğu gelip Türkiye'deki kurslara katılıyor ya da Türkiye'den Japonya'ya iğne oyası pazarlıyorlar.
Benim de twitterdan takipleştiğim bir Japon abla var. O kadar güzel oya modelleri paylaşıyor ki ben o kadarını yapamam. Kocaman kocaman çiçekler, takılar.

Gençler size sesleniyorum :D -Ben de gencim böyle sesleniyorum diye hani yanlış anlaşılmasın :D- Elişi yapın. Elişi yapmayı hobi edinin. Hem rahatlatıyor, hem de kendi değerlerimiz. Sahip çıkmış oluruz. Tamam interneti bırakmak kolay değil. Ben de çok fazla takılırım internette. Ama o da sorun değil. Siz öğrenin dizinizi izlerken de elişi yapabilirsiniz :D Bizler kendi değerlerimizi yaşatmazsak, yarın öbür gün bizde kaybolanlar başka diyarlarda can bulacak.

Kamu spotumu da yaptığıma göre yakın zamanda bir iğne oyası videosuyla görüşmek üzere diyerek huzurlarınızdan ayrılıyorum.

Eğer merak ettiğiniz yapımı çok ağır olmayan örnekler varsa bana söylerseniz video çekerim :)

Çığlık - Becca Fitzpatrick / Kitap Yorumu

Becca Fitzpatrick, book, fantastik, Fısıltı, kitap, kitap okur, Kitap OkuYorum, kurgu, Nora, novel, Patch, pegasus, roman, Çığlık

Nora ilk kitabın sonunda ölümden dönmüştü. Bu kitaba Patch ile mutlu bir şekilde başlasa da Nora'nın aklında yanıtlanmayı bekleyen sorular vardır. Özellikle babasının ölümü ile ilgili. Her ne kadar mutlu başlasa da yine de talihsizlikler peşlerini bırakmaz.

Spoiler kısmı;

Ahh bu kitap Kurtlar Vadisine mi dönmeye  başladı ne :D İlk kitabın sonunda Nora ölümden döndü bunun sonunda Patch zora düştü. Ve yine Nora'nın salak arkadaşı Vee.. O kısma girmek istemiyorum gerçekten tam vurmalık o kız.

Bak yine diyorum bu seri beni fazla zorluyor :/ Kurgusu bana çok karmaşık geldi. İnternette yorumlarını okuyorum herkes bayılmış. Acaba bir ben mi pek sevemedim :/

Bu kitapta Patch bir mal, Nora ondan mal. Hele o noraya zorbalık eden okuldaki kendini beğenmiş kız.. Marcie miydi neydi. Aman yaa vur öldür o kızı

Scott.. Ya ben sarı sevmem o yüzden Scott'tan pek hazetmedim önceleri ama sonra neyse ya fena değil dedim :D 3. kitapta da çıkmasını ümit ediyorum :D

Neyse efendim 3. kitabı da okudumğumda yorumunu yine yazarım. Şimdilik esen kalın :)

Beybem Selin'in yorumunu okumak için tıktık..  
Fısıltı kitabı için Tıktık

Sosyal Medya Hesaplarım
 

İyi Niyet Mi? Peki Tamam.

İyi niyet, karşındakinin yerine kendini koymak ya da o durumda ben olsaydım diye düşünmek. Adına her ne deniyorsa işte. Ben hep iyi niyetimden kaybettim denir ya. Kaybettiğimizi düşünürken aslında kazanırız da . Lakin o kaybetme duygusu daha ağır basar. Mesela annem çoğu olay karşısında sakin kalır. İyi düşünür. Karşısındaki haksız bile olsa, canını da yaksa tek kelime etmez. "Biz onlar gibi olmayalım, iyi düşünelim. Allah kimin haklı kimin haksız olduğunu bilir. Mükafatını öbür dünyada alalım" der. Ama yok benim nefsim o kadarını kaldırmaz işte çoğu zaman haksızlıkların karşısında susamam. Bu sefer de adım çıkar işte.
Her neyse bu yazı farklı bir iyi niyet üzerine olacak.
Malum artık adım başına 5 dilenci düşüyor. Yolda gördüklerimi görmezlikten geliyorum da dükkana gelenleri geri döndüremiyorum. Bu mübarekler de tam işin sıkı zamanında çıkıp geliyorlar. Babama desem bir türlü demesem bir türlü ki genelde babam kovduruyor. Ben de ezile büzüle patron kızıyor diyerek yolluyorum. Ama bu kovma aşamasına kadar bir sürü olay oldu o yüzden son çare görmemezlikten gelmek oluyor. Ki bugün yaşadığımdan sonra ben de görmemezlikten gelmeyi düşünüyorum artık.

Yemek çıkma vaktine 45 dk kalmış. Biz mutfakta harıl harıl çalışıyoruz. İçeriden bir kadın sesi gelyor, kafamı uzattım yaşlı bi kadın kapının önünde durmuş dua ediyor. Babama dedim. Neyse gittim kadına 1 tl verdim. Hani boş olmasın en azından diye. Kadın etrafına bakındı. "Çok açım bana biraz birşeyler ver de yiyim" dedi. Tabii bu süre zarfında kadın hiç durmadan dua ediyor. Aklınıza ne gelirse.

Çorba verdim. Oturdu bir yandan içiyor bir yandan dua ediyor. Kadın çorbasını bitirdi ben bekliyorum dışarı çıkmasını. Elini uzatıp koluma dokunmasın mı?

"Kızım şu eskini bana versene" diye. Anam şok oldum. Teyze ne diyon yaa ben ona 2 sene önce 45 lira verdim diye içim cız etmişti başka hırkam bile yok gel bari dükkanın tapusunu da verem... Demedim tabii içimden dedim bunları. :D Dedim teyze yok o eski değil :D

Kadın yine bi etrafına bakındı. Ama o ilk içeriye girerken ki mazulm bakışıyla giderken ki etrafı inceler sinsi bakışını görseniz dersiniz ki heralde başka birisi bu.

Sonra babama anlattım. "Onlar kimden para isteyeceğini bilir. Seni keriz gördü demek ki"
Aşk olsun dedim yani iyi niyetli olmanın adı demek ki bu devirde kerizlik olmuş :( Yok arkadaş bundan sonra dilenci gördüğümde kafamı çevireceğim.



Dikkat Aşk Çıkabilir - Asude / Kitap Yorumu

Dikkat Aşk Çıkabilir, ephesus, Asude, roman, kitap, Martin Turner, İlkim Acaroğlu, book, Kitap OkuYorum,

İlkim Acaroğlu, kafayı bilimle bozmuş, ders çalışmaktan başka hiç bir eğlencesi olmayan, tabiri caizse inek bir hanım kızdır. Bir gece arkadaşlarının gazıyla bara gider ve tehlikeli karanlık bir adam olan Amerikalı Martin Turner ile karşılaşır. Olaylar gelişir ve formaliteden evlenmek zorunda kalırlar. İlkim bu kaba ve görgüsüz adamla evlenmek istemese de amaçları uğruna kabul eder. İki taraf da birbirlerinden haz etmezler ama tahmin edeceğiniz üzere hiç bir formaliteden evlilik öyle kalmaz.

Spoiler kısmı;

Üzgünüm ama beğenmedim :( Yani şöyle söyleyeyim, Pabucumun Ajanı serisine aşık olmuştum resmen. O kadar çok beğenmiştim. Buna da bir hevesle başladım ama yok olmadı. Çok fazla öpüş kokuş olayları vardı. Yani ne zaman bir araya gelseler birbirlerinin üstüne atlayacaklarmış gibiydiler. En azından erkek tarafı öyleydi. Beni de bir yerden sonra bunaltıyor bu kadar aşk böcüklüğü. Hem ne bileyim konu güzeldi de bu kadar öpüş kokuş olmasaydı daha iyi olabilirdi.

Bir de ben İlkim ismini beğenmedim. :/ İlkim ismini ne kadar beğenmediysem Martin Turner ismini o kadar beğendim. Çok karizmatik bir isim olmuş. :D Zaten normalde de severim o ismi.

Marry ve Seth ikilisi de iyiydi.

Dediğim gibi ilişkiler bana biraz fazla sarmaş dolaş, fazla cıvık geldi. Ya işte bak yine şu konudan dert yanıyorum. Çok açık saçık yazmayın daralıyorum ben yahu :D Eh okuyucunun da derdi bitmez arkadaş kimi olsun ister, kimi az olsun ister :D O zaman şöyle olsun, kıvamında olsun :D Bu çoktu :D

Gül ve Avcı'yı daha çok merak ediyorum. Kitabı aldığımda onu da yazarım :)

Pabucumun Ajanı 1 
Pabucumun Ajanı 2

Sosyal Medya Hesaplarım

Bulunamayan Şarkılar.

Eskiden bir Metro TV vardı. Ben orta okuldaydım hatta lise 1 de filandım. Yani işte 13-16 yaş arasında çok izlerdim o kanalı. Benimle birlikte kardeşlerim de -biri o zaman daha fındık kurduydu ama neyse işte-  izlerdi. Çok beğendiğimiz şarkılar vardı. Ama kanal kapanmıştı.
Mesela bir klip vardı. Adam kale gibi bir yerde piyano çalıyor. Dışarıda atlar şaha kalkıyor. Sonra adam nota kağıtlarını dağıtıyor. Aynı adamın bir başka klibi daha vardı. Yine adam piyano çalarken bu sefer bir kız dışarıda sürekli koşuyordu. Neyse işte biz bu adamın adını bilmiyorduk. Kanal kapandıktan sonra da bir daha hiç duymadık o müziği. Ama bizim hep aklımıza gelirdi. Evimize internet geldikten sonra araştırdık. Atların olduğu klip, koşan kız, piyano çalan adam.. Bir süre bulamadık. Sonra nasıl olduysa buluverdik. O bizim çocukluk aşkımızdı.

Hayalîland'ın Birinci Yıl Çekilişi!


Şeker mi şeker, tatlı dilli, güler yüzlü kardeşimiz Hayali; blogunun 1. yaşını kutlamak için çekiliş düzenliyor.
Katılmayan kalmasın. Hadi girişler bu taraftan.

Shin Min Ah Nasıl Müslüman Oldu?

shin min ah, müslüman, min ah, koreli ünlüler, koreli, kadın, oyuncu, nasıl,

Uzun zamandır bloguma Shin Min Ah Müslüman mı? Nasıl Müslüman oldu? Gibi aramalar geliyor. Ben de bu yoğun ısrar üzerine Shin Min Ah'ın nasıl Müslüman olduğunu sizlerle paylaşmak istedim.

Min Ah Hristiyan bir ailede doğup büyümüş.. Ailesi ile her pazar kliseye gider asla Hristiyan adetlerini aksatmaz, hatta klisenin yardım kuruluşlarında bile gönüllü olarak bol bol çalışırmış. Gel zaman git zaman içinde bir boşluk oluşmuş. "Yahu ben bu kadar uğraşıyorum da sanki boşuna uğraşıyormuşum gibi bir his doğuyor içime" diye düşüncelere dalmıştır.

Bir gün yabancı bir arkadaşı ile buluşmak için Itaewon'a gitmiş. Sonra bakmış ki insanlar akın akın bir yere gidiyorlar. Arkadaşını beklemeden insanların peşine takılmış ve takip etmiş. Gittikleri yerde ne görsün? Seul Camii.. Orada birisine sormuş.
"Bu insanlar neden buraya toplanıyor? Eğlence falan mı var? Fuar mı, etkinlik mi var? Yoksa anma töreni mi?"
O kişi de şöyle cevaplamış.
"Hayır aslında pek anma töreni sayılmaz. Bugün Müslümanların Ramazan Bayramı. O yüzden buradayız. İnsanlar namaz kılıp birbirleriyle selamlaşacak yani bayramlaşacaklar demiş."

Bundan çok etkilenen Min Ah arkadaşının yanına dönmüş. Kahvaltı etmişler, uzun uzun konuşmuşlar.
Neyse efendim aradan bayağı zaman geçmiş. Min Ah çok bunalımda olduğu bir zaman arabasına atlamış sürmeye başlamış. Ama nereye gittiğini kendisi de bilmiyormuş. Sürmüş.. Sürmüş.. Sonra bir bakmış Ki Seul Camii'nin önünde. Arbasından inmiş. Çekinerek Camii'ye girmiş. Etrafına bakınca birden içine bir huzur doğmuş. Camii'nin imamı ile biraz sohbet etmişler ve gerisin geri evine dönmüş. Ama yolda giderken hissettiği bunalımdan eser kalmamış.

Bundan sonra Min Ah her bunaldığında Seul Camii'ne gitmiş. Gittikçe hoşuna gitmiş, huzur bulmuş ve araştırmaya başlamış. Ondan sonra da Müslüman olmuş.

shin min ah, müslüman, min ah, koreli ünlüler, koreli, kadın, oyuncu, nasıl,

Böyle bir hikaye mi bekliyordunuz acaba? :D Hayır böyle birşey olması ne bileyim çok zor bir ihtimal ama galiba olsa insanların hoşuna giderdi değil mi :D

Şimdi esas meseleye gelelim. Zamanında kendimi ergen hissettiğim ama yaş bakımından ergenliğimi çoktan geçtiğim bir zamanda bir kaç fotoşok yapmıştım.

Şöyle ki Min Ah'ı başörtülü bir mankenin yüzüne oturtmuştum.

shin min ah, müslüman, min ah, koreli ünlüler, koreli, kadın, oyuncu, nasıl,

Sanırım bu fotoşok üzerine millet galeyana gelmiş :D Min Ah Müslüman mı oldoooğğğğ diye habire aratmaya başlamışlar :D

Gönül ister ki hak yolu bulsunlar ama çok zor :D Neyse işte sonuç olarak olaya açıklık getirdim :D

Yok gardaşlar yok Min Ah ablamız bildiğim kadarıyla Müslüman değil. İleride olur mu bilemem :D

Koreli Ünlülerimiz Tesettürlü Olsaydı #1

Koreli Ünlülerimiz Tesettürlü Olsaydı #2

Being Invisible with Rexona!

rexona, invisible, diamond, siyah, beyaz, black, white, deodorant,


Eğri oturup doğru konuşalım... Deodorant hepimizin vazgeçilmezi. Deodorant icat edilmeden önce insanlar ne yapıyormuş merak ediyorum cidden, hayat kesinlikle daha zormuş :) Ben kışın stick şeklinde olan, yazın ise sprey şeklinde olan deodorantlarım olmadan yaşayamam. Şimdiye kadar birçok marka da denedim. Kimi koltuk altımda kuruluk yaptı, derim pul pul döküldü, kimi hiç etki etmedi, kimi ise giysilerimi mahvetti.


Siyah giysilerimin koltuk altlarının rengi deodorantın içindeki kimyasallar sebebiyle beyaza döndü. Beyaz tişörtlerim, gömleklerim ise hep sarardı. İşin kötü yanı yıkayınca da düzelmedi. Birçok sevdiğim giysiyi bu şekilde çöp etmişken invisible black/white deodorantlar girdi hayatımıza ve sonunda kocaman bir "Oh be!" diyebildik. Rexona'nın Invisible serisi de bu alanda hem kadına hem erkeğe yöenelik çeşitleri ve güzel kokusuyla piyasaya iddialı bir giriş yaptı.


Rakipleri yok mu? Evet var. Ama bunun için de Rexona'nın stratejisi var. Eğer perakende sektöründen biraz anlıyorsanız görsel koordinasyonun satışa olan etkisini bilirsiniz. Ben daha önce Inditex'te mağaza müdürlüğü yaptığım için bu alanda oldukça deneyimliyim. Satmayan bir ürünü, müşterinin göz hizasına yerleştirdiğiniz anda o ürünün satılma ihtimalini beşe katlarsınız. Rexona da bunu bildiği için bu tarz kozmetik ve hijyenik ürün satan mağazalarda kendisini görsel algımızın en güçlü olduğu noktalara yerleştirmeyi hedeflemiş.


Rakipleri ortadan kaldırmak ve satışları artırmak için daha iyi bir aksiyon düşünemiyorum! Rexona bu alanda daha üstün bir ürünle girmiş ve piyasaya beyaz kıyafetlerde sarı lekelere karşı daha etkili bir deodorant çıkarmış. Bence güzel kokusu ve tasarımıyla ekstra tercih sebebi olabilir.


Ben açıkçası satış stratejilerini takdir ettim ve sırf bunun için bile Rexona kullanmaya devam edebilirim. Siz de kesinlikle bir şans verip denemelisiniz... ;)


Bu içerik http://lunaparkqueen.blogspot.com.tr/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Pabucumun Ajanı 2 - Asude

Asude, Pabucumun Ajanı 2, kitap , kitap aşkı,  ne okuyorum, okuyorum, okumak, Kitap OkuYorum, book, pano, kitaplık, işleme, kız, Deniz, Tuna, Mert, Yasemin, roman, novel,

Şurada Pabucumun Ajanı 1'i yazmıştım ve çok beğendiğimi söylemiştim. Gelelim ikinci kitaba. İlk kitabı okumayanlar bu yazıyı okumasınlar. Çünkü bu kitap birincisinin bittiği yerden aynen devam ediyor.

Deniz mutluluk sarhoşluğuyla mafya bozuntularını Tuna'ya hâlâ söyleyememiştir. Üstüne eski defterler de açılacak, huzursuz ve huysuz bir çift olacaklardır. Her seferinde birbirlerine olan aşkları ortalığı toparlasa da Deniz'in sırrı ortaya çıktığında büyük bir kıyamet kopacaktır.

Bu kitapda beni en mutlu eden şey Yasemin ve Mert çifti. Tuna ve Deniz çiftine yeni bir çift daha eklenmesi çok güzel olmuş. Zira ben her seferinde Mert'i sabırsızlıkla bekledim. :D

Evet SPOILER kısmı

Çok uzundu kitap.. Fazla kalındı. Ben hep uzanarak kitap okuduğum için yüzüme düşecek diye kitabı sıkı sıkı tutarak okudum :D Onun dışında sanki bu kitapta öpüş kokuş olayları biraz fazla abartılmıştı :/ İlk kitap o konuda dengedeydi de sanki bu biraz kaçmış gibi :/

Mert.. Mert'e bayıldım. Müthiş bir karakter yazmış Asude :D İlk kitap yazısında da demiştim ya varsa oralarda bir Mert alırım bi' tane :D

Aydan kısmında delirdim resmen. Hele Deniz'in Aydan takıntısı beni çıldırttı >.< Tuna'nın anlamadan dinlemeden yaptığı hakaretler :O Amaninbowwww yok yahu ben yine de Mert'i alayım :D

Ve mafyayı tutan kişi tahmin ettiğim kişi çıktı :D  Onu söylemiyim belki okumayan biri bu kısmı okursa yazık olmasın :D

Bunu da sevdim ama ilk kitap daha güzeldi bence :D

Mert'e selam olsun tekrar hahaha :D Olmayan adama aşık oldum :'(((( Bir genç kızın dramı :")))

Ya bir de dikkatimi çekti acaba Asude'nin okumadığım kitaplarından birinin ana karakteri Tekin Soyönder olabilir mi? Fazla bahsetti ve ben onun olduğu bir kitabı da okumak isterim :D

Vampirliğin Tarihçesi

vampir, Vampire, sarımsak, dracula, tarkan, gökhan özen, klaus, damon, nicolas cage, john travolta, klaus mikaelson, Joseph Morgan

Bu yazımda sizlere vampirliğin tarihçesinden bahsedeceğim.
Bildiğiniz gibi vampirler kan ile beslenen varlıklardır. Genelde bir vampir, bir insanı ısırırsa o insan  vampir olur.  Ama bazen vampir, karşısındaki insanı ya da avını diyelim, hayvanlık edip parçalamak ya da kanını sonuna kadar içmek suretiyle pert edebilir. E o zaman da ortada vampir olacak birşey kalmaz. Sanırım türleri çok fazla çoğalmasın diye bazen dengeye oturtuyorlar :/.

vampir, Vampire, sarımsak, dracula, tarkan, gökhan özen, klaus, damon, nicolas cage, john travolta, klaus mikaelson, Joseph Morgan

Tasarım:Sawako Kuronuma